Selektif Mutizm Eğitimi- Ankara - Mart 2016 e-Posta

Tanıdan Tedaviye Selektif Mutizm

Selektif ve Total Mutizmli Çocuk ve Ergenlerde  Tanılama Süreci ve Terapi Eğitimi

Uzmanlar

Pedagog Veysel Kızılboğa, Uzman DKT

Uzman Psk. Dan. Mahmut Kızılboğa

Sabah Oturumu

Teorik giriş                                                             09:00-12:00

Selektif Mutizm Kliniği

 

SM tarihçesi, nedenleri?  Tanılama süreci: Hangi disiplinlerden destek alınır? Tanı nasıl konur? Semptom diagnoz formunun kullanımı?

Mutizm de bilişsel davranışçı yaklaşımlar

Sosyal fobide KDT

Anksiyete bozukluklarında Metakognitif bakış

Selektif mutizmde KDT

Terapi konseptleri

Nondirektif (dolaylı) terapi yöntemleri

Direkt terapi yöntemleri

Anne-baba danışmanlığı

Öğleden sonra oturumu

WORKSHOP  -I-                                                  13:00-18:00

Terapiye giriş

Terapiye üstlenme koşulları

Terapötik ilişki

 

Güven kazanma ve kendini kabul ettirme yöntemleri

Terapi sözleşmesi ve ilk seslere geçiş

Yaş gruplarına göre terapi sözleşmesinin kullanımı ve uygulanması

Transfer çalışmaları ve transfer  hiyerarşisinin belirlenmesi

Terapi içinde kazanılan becerileri bireyin yaşam becerileri haline getirme

Kurumda-sokakta-okulda-sınıfta transfer çalışmaları ve yöntemleri (Exposure çalışmaları)

Eğitim hakkında

Terapinin sürecinin her basamağı güncel video örnekleri ile desteklenecektir.

Katılımcılar

 

Psikyatri uzmanları ve Çocuk psikiyatristleri

Psikologlar,  Dil ve konuşma terapistleri,

Pedagoglar, Psikolojik danışmanlar

Eğitim yeri

13 Mart 2016, Pazar - NEP OFFICE Seminer  Salonu/ M.Kemal Mah. 2155 sok. Çankaya Ankara

Eğitim bedeli -başvuru

750 TL + KDV Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir 0324 237 9507 / 0505 247 5362

Eğitime katılmak isteyenlerin Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir adresine eğitim ve mesleki bilgilerini göndermeleri gerekmektedir.

Selektif mutizm özellikle de Türkiye’de,  üzerinde terapötik olarak yeni yeni çalışılan bir konu. İnternet kulanımının yaygınlaşmasıyla aileler tarafından daha erken farkedilen, hatta çoğu ailenin internet üzerinden kendi kendine tanılamaya çalıştığı  bir olgu.  Alanda akademik anlamda yapılan çalışmaların azlığı ve uzman sayısının yetersizliği ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Merkezimize haftalık 2 - 7 arası aile telefonla başvurmakta ve bu konu hakkında destek talep etmektedir. Mersin’e gelebilen aileler burada destek almakta ve fakat gelemeyenler yaşadıkları illerde sürekli uzman önerisi talep etmektedirler.

Bunca yoğunluğun arasında bu eğitimi açmamızın temel amacı, alanla  lgilenen uzmanlara kendilerini güvende hissedebilecekleri bir terapi modeli sunmak. Altı yıla yakındır, 65’in üzerinde selektif mutizmli çocuk ve ergenle çalıştık. İl dışından sadece telefonla danışmanlık yaptığımız vaka sayısı 300’ün üzerinde. Ne yazık ki terapotik bir yaklaşım sunamadan ve sadece öneriler ve sınırlı danışmanlıkla bitirmek zorunda kalıyoruz bu görüşmeleri. İsterdik ki bu çocuklarımızı gönül rahatlığı ile yönlendirebileceğimiz meslektaşlarımız olsun.

Bu amaçla açtığımız eğitimimizde güncel yaklaşımları ele alarak, kendi terapi deneyimlerimizi video desteği ile sizlerle paylaşacağız. Tanı koyma aşamasından, terapi süreci ve basamakları, hedefe götüren çalışmalar eğitimin konusu olacak. Eğitim sonrasında da yoğunlukla il dışından bize ulaşan vakaları rahatlıkla eğitime katılan uzman meslektaşlarımıza yönlendirebilmek asıl gayemiz.

Saygılarımızla

Kızılboğa Danışmanlık Ekibi

Tanım ve ortaya çıkma şekilleri

Latince ‚mutus’ kelimesinden gelen mutizm‚ ‚sessiz’, ‚suskunluk’ anlamına gelir. Selektif mutizm (seçici konuşmamazlık) genellikle çocuk yaşta kendini gösteren bir rahatsızlıktır. Bu yüzdende çocukluk hastalığı olarakta adlandırılır. Bu rahatsızlık çok farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Temelde selektif mutizm ve tümden mutizm (toptan suskunluk, hiç konuşmama) olarak iki ana gruba ayrılır.

Selektif Mutizmin (seçici konuşmamazlık) Tanımı

Mutistik çocuklar konuşabilme yeteneğine sahiptirler. Ama bu yeteneği kendileri için yabancı ortamlarda, belirli yerlerde ve/veya belirli kişilere karşı sergileyemezler. Dilsizleşirler, susarlar, taş kesilirler ve sonuçta sadece jest ve mimiklerle veya yazılı olarak anlaşma yoluna giderler.

(Hartmann 1992 in: Katz-Berstein 2007)

Anaokuluna veya okula başlangıç çocuklar tarafından rahatsızlık verici bir durum olarak algılanabilir. Olabilir ki bazı çocuklar (ana) okulun ilk günlerinde tek bir kelime dahi etmezler. Bu durum illaki bir konuşma problemi olarak algılanmak zorunda değildir. Bunun ‚problem’ olarak görülebilmesi için sorunun uzun bir süre devam etmesi gerekir. Normal koşsullar altında bu sürenin en az bir ay olması gerekir. Bu bağlamda selektif mutizmim tanımı tekrardan ve biraz daha ayrıntılı olarak yapmakta yarar var.

Eğer bir çocuk veya ergen alışılagelen bir zaman diliminden daha uzun bir sürede, belirli ortamlarda ve/veya belirli kişilere karşı, bu ortamlarda konuşulan dili yeteri derecede veya tamamen kullanabilme yeteneğine sahip olduğu halde konuşmuyor, susuyorsa bu kişide selektif mutizmden bahsedilebilir.

(Bahr, R. in: Sprachjeilarbeit 1998 1, s29)

Yukarıdaki tanımlardanda anlaşılacağı üzre selektif mutistik çocuklar konuşabilme yeteneğine sahiptirler. Ancak belirtildiği üzre belirli ortmalarda veya belirli bir topluluğa karşı konuşmada tutukluluk gösteririler. Ama bu tutukluk çocuğun kendisini güvende hissettiği tanıdığı bildiği yakın çevresinde kendisini göstermez. Bu durum genellikle ev ortamında gözlenir. Çocuk evde sular seller gibi konuşur. Çekingenlik ve/veya utangaçlıktan/tutukluktan eser dahi yoktur. Bir annenin şu satırları yukarıda anlattıklarımıza biraz daha açıklık getiriyor. (Anne: ... Ama okulda hiç konuşmuyormuş.. Hatta benle bile okulda konuşmuyor... Okulun kapısından çıkar çıkmaz konuşmaya başlıyor... Öğretmenlerin dediği her faaliyete katılıyor, herşeyi yapıyor ama lider olmuyor vede konuşmadan kafa sallayarak yada göstererek işini hallediyor...)

Bilinen bazı vakalarda, evde çocuğun tanımadığı kimselerin bulunması veya çocuğun sık görüşmediği akrabalarının ziyarete gelmesi durumunda çocukların mutistik davranışları gösterdiği gözlenmiştir. Bunun nedeni çocukların bu kişileride kendileri içim yabancılar sınıfına koymalarıdır. Selektif mutistik çocuklar konuştukları kişileri veya kendilerini ifade ettikleri ortamları bilinçsiz olarak seçerler. Genellikle ortamı veya kişiyi seçme özgürlüğü sözkonusu değildir. Çocuklar konuşmadıkları ortamlarda kendilerini mimkleriyle veya yazılı olarak ifade etme yoluna giderler. Fakat yinede çocuğun genelde kendini ifade etme şekli güvendiği ortamlar dışında ciddi bir şekilde rahatsızlıktan etkilenmiş olabilir. Örneğin çocuk suskunluk teması açıldığında başını önüne eğer, vucudunu yan tarafa çevirir veya katı bir şekilde hareket etmeden durabilir.
Selektif mutizm ortaya çıktığı yaş grubuna göre iki gruba ayrılır.

3;4- 4;1 yaşları arasında susukunluk gözleniyorsa erken dönem selektif mutizmi 5;5 yaşlarından itibaren gözleniyorsa geç/okul mutizmi olarakta adlandırılır. Yaşlar arasındaki geçiş, bozukluğun çocuğun yaşamındaki değişikliklerin onun için ‚yeni’ olması ve bununda beraberinde ‚adaptasyon’ ve ‚entegre’ olmak zorunluluğu anlamına geldiği ipucunu veriyor.

 

Total Mutizm (Toptan Suskunluk, Hiç Konuşmama)

Total mutizm genellikle yetişkinlerde görülür. Selektif mutizmin tersine kişilerin kendilerini sözel olarak ifade ettikleri herhangi bir ortam, kişi veya kişiler yoktur. Bununla kastedilen, total mutist olan kişiler yaşamın her alanında ve ilişkide oldukları hiç kimseyle (tanıdık veya yabancı) konuşmazlar. İletişim, eğer varsa, sadece yazılı olarak yapaılır. Total mutizm belirtildiği gebi çoğunlukla yetişkinlerde görülür ve psikolojik veya psikiyatrik nedenlere bağlıdır.

Hangi Yaş Gruplarında Görülür?

Normalde selektif mutizm ilk olarak anaokulunda kendini gösterir. Ama selektif mutizmin işaretlerini daha önceki dönemlerde görmek mümkündür. Anaokulundan önceki dönemde çocuğun komşu ziyaretlerinde veya oyun parkındaki içine kapanık ve sessiz davranışları çoğunlukla utangaçlık olarak yorumlanır. Bu davranış çocuk doktoruna yapılan ziyaretlerde de kendini gösterir. Burada çocuklar alışılmadık bir sekilde sessiz ve sıkılmadan uzun bir süre oturur ve beklerler. Burada çocuk, doktorun direktiflerini takip etmez, halbuki evde tam tersine bir eğilim içindedir. Hareketlidir, konuşkandır ve yerinde durmaz. Ama anaokulunda belirli bir alışkanlık süresinden sonra (en az bir ay) çocuk günlük aktivitelere katılabilmeli ve diğer çocuklarla veya öğretmeniyle herhangi bir formda diyaloğa geçebilmelidir. Eğer bu gerçekleşmezse genelde anne-babalar öğretmenler tarafından uyarılırlar. Başlangıçta anne-babaların çocuklarının herhangi bir aktiviteye katılmadan sessizce bir köşede oturduğuna inanmaları güçtür.

 

Mutistik davranışlar, daha doğrusu seçici veya tümden mutizm, yauvada, anaokulunda, ergenlikte veya yetişkin yaşlarda ortaya çıkabilir. Daha sonra ayrıntılı bir şekilde anlatacağımız gibi yetişkin yaşlardaki mutismus çoğunlukla psikiyatrik bozukluklarla bağlantılıdır.
Herhangi bir bozukluğun nedenlerini açık ve net bir şekilde söylemek her zaman kolay değildir. Çünkü basit bir nedenden yola çıkılamaz. Çoğu rahatsızlıklar farklı nedenlerin biribiriyle etkileşimi sonucunda meydana gelirler. Selektif mutizmin ortaya çıkmasında rol oynayabilecek bazı faktörler aşağıda sıralanmıştır (5). Ama kesinlikle bunlar yalnız başına bu bozukluğun ortaya çıkmasından sorumludur diyemeyiz. Bu faktörler, bazı vakaların ortaya çıkmasında bir rol oynayabilirler ama hepsinde aynı sorumluluğa sahip değillerdir.

 

  • Göç
  • Ailedeki suskunluk, özellikle annedeki sessiz, içine kapanık ve utangaç yapı
  • Ailedeki psikolojik bozukluklar, öncelikle anne-babadakiler
  • Ailede kaba dayak ve cinsel istismar
  • Ailenin sosyo-ekolojik yapısı
  • Abartılı derecede özenli aileler; aşırı kaygılı ve koruyucu anne-baba
  • Ebeveynlerdeki konuşma bozuklukları ve/veya şiveli konuşma
  • Uyarıcılardan noksan dil ve konuşma çevresi, bu yüzdende dışarda zorlayan komunikasyon (iletilişimsel) taleplerin karşılanamaması
  • Çevereden izole edilme
  • Ağır gelen yaşamsal olaylar, örneğin sevilen bir yakının ölmesi, anneden ayrılık veya özgüveni zedeleyici olaylar
  • Çekingenlik daha doğrusu tutukluk
    Bu iki farklı şekilde gözlenebilir!
    - Olumlu anlamda yabancılara karşı bir çekingenlik
    - Ve reddedilme sonucunda edinilmiş deneyimler ile oluşan tuttukluk, korkma veya utangaçlık. Bu durum belirli bir güven ortamı yaratıldıktan sonra bile ortadan kalkmaz.
  • Biyolojik stresörler: yaralanmalar, hastalıklar, Çirkin olduğunu düşünme, gelişim bozuklukları